6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, tarafların arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya süreçten vazgeçmek hususunda serbest oldukları hüküm altına alınmış; ancak dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 9. maddesinde ise arabulucunun görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirmesi gerektiği, ayrıca tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığı hâlinde tarafları bu hususta bilgilendirmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bununla birlikte, söz konusu açıklamaya rağmen tarafların birlikte talep etmeleri hâlinde arabulucunun görevi üstlenebileceği veya sürdürmeye devam edebileceği kabul edilmiştir.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, arabuluculuk faaliyetinin temel ilkelerinden biri olan iradilik ve tarafsızlık ilkelerinin belirleyici olduğu görülmektedir. Bu çerçevede taraflardan birinin dahi arabulucunun tarafsızlığından şüphe duyduğunu ve bu nedenle süreci devam ettirmek istemediğini beyan etmesi hâlinde, tarafların birlikte talebi bulunmadıkça arabuluculuk faaliyetinin sürdürülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla arabulucunun görevine devam edebilmesi, tarafların ortak iradesinin varlığına bağlı olup, taraflardan birinin karşı çıkması hâlinde sürecin devamı hukuken mümkün olmayacaktır.