İlgili kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sigorta şirketine başvurunun dava şartı olarak düzenlendiği hâllerde bu başvurunun alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu, arabuluculuğa başvurunun dava şartı olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde, “sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği” düzenlenmiştir.
Anılan düzenleme karşısında, sigorta şirketine başvurunun alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak kabul edilmesi güç görünmektedir. Zira söz konusu başvuru gerçekten alternatif bir çözüm yolu olarak tasarlanmış olsaydı, bu başvurunun ardından ayrıca tahkime başvuru imkânına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmesinin sistematik açıdan isabetli olmayacağı açıktır. Bu nedenle sigorta şirketine başvurunun, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu bir ön başvuru mekanizması niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Nitekim öğretide ve yargısal içtihatlarda da ağırlıklı olarak aynı yönde değerlendirmeler yapılmaktadır[1]
[1] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Karar Tarihi: 08.05.2024
Esas No: 2023/12689 – Karar No: 2024/4378
Kararı İncele